Olympos Hellenistik Devir'de kurulmuştur. M.Ö. 100'de Lykia birliğinin önde gelen ve üç oy hakkına sahip altı şehrinden birisi olmuştur.

M.Ö. 78'de Roma komutanı Servilius Isauricus Olympos'u korsanlardan temizleyerek şehri Roma topraklarına katmış ve kent Roma dönemi öncesinde de bilinen tabii gazların yandığı Çıralı'daki Demirci tanrı Hephaistos kültü için inşa edilen açık hava sunaklarıyla da büyük bir ün sahibi olmuştur. Orta Çağın başlarında, M.S. 4., 5. yy yazılı kaynaklarından hıristiyanlaşan Olympos'un ilk piskoposlarına dair bilgi alınsa da kentin 7. yy'dan sonrası şimdilik karanlıktır. Kentte M.S 5. yy ile 7. yy arasına tarihlenebilecek 12 adet Bizans Kilisesi yer almaktadır ki, bu da Hıristiyanlığın ilk yıllarında Olympos'un önemli bir kent olduğunu göstermektedir. Venedik, Ceneviz ve Rodos şövalyelerinin Akdeniz'de varlığını hissettirdiği özellikle 14. yy sonrasında Olympos'un uğrak limanı olması akla yakındır. Kentin Osmanlıların deniz üstünlüğünü kurmalarından önce önemini kaybetmiş olması ise olasılık dahilindedir.

Çünkü Antalya ve Alanya'nın Akdeniz Kıyılarındaki faaliyetlerinin yazılı ve arkeolojik olarak kanıtlanmasına rağmen Olympos'un Osmanlı Dönemine dair hiçbir veri bulunmamaktadır. Arkeolojik verilere dayalı olarak, Olympos'da kentsel faaliyetin 13. yy sonrasında sona erdiğini söylemek mümkündür. Olympos, içinden geçtiği dereciğin iki yanına yayılmıştır. Kumsaldan da görülen ve mezarların üzerinde bulunan yüksek tepe Olympos'un akropolü olarak adlandırılsa da bu alanda yalnızca orta çağ'a ait bir hisar yer almaktadır.

Tepe üzerinde yapı kalıntıları hisar içindeki çok ve tek katlı sivil yapılara aittir. Bu tepeden bakıldığında Venedik misali ırmağın güzel görüntüsünü seyredebilirsiniz. Irmak, kenarlarına yapılan poligonal teknikteki duvarlarla kanal haline sokulmuş, iki yaka bugün de izlerini gördüğümüz, Roma döneminde olasılıkla açılır kapanır biçimde inşa edilmiş, payeleri taş örgü, gövdesi ahşap bir köprü ile birleştirilmiştir. Nehrin güney tarafında hemen kıyıda görülen kemerli yapı şehirde bulunan birçok bazilikadan birisine aittir. Kentin bu bölümünde, bitki örtüsü nedeniyle çok zor gezilebilen Olympos'un tiyatrosu bulunur.

Tiyatronun tonozlu paradosları, orkestraya ve çevreye dağılmış bezemeli mimari plastik parçaları burada tipik bir Roma Devri tiyatrosunun bulunduğunu gösterir. Tiyatro ile deniz arasında, doğuya doğru, sırasıyla Hellenistik dönem poligonal şehir duvarı, nehrin kenarındaki Büyük Hamam kalıntıları, ErkenBizansdönemi bazilikası ve bu bazilika ile organik bağlantısı bulunan küçük hamama ait yapı öğeleri görülür.

Olympos SIT alanı kapsamında olduğu için antik alan ve çevresinde yapılaşma yasaktır. Konaklama ağaç evlerde yapılır. Burası gezgincilerin en önemli durağıdır. Ayrıca bölge yakınlarındaki Beydağları Olympos Milli Parkı da dağcılıkla ilgilenenler için ideal bir bölgedir.

Olimpos

Olimpos , Antalya'ya 100 km. uzaklıkta, Caretta Caretta kaplumbağalarının yavrulama alanı olduğundan sit alanı olarak korunan, genellikle üniversite öğrencilerinin ve sırtçantalı Turistlerin tercih ettiği tatil köyü. Ağaç evleri, çadır mekanı olarak kullanılabilecek açık alanları, Likya Yolu üzerinde bulunması önemli özellikleridir. Beydağları - Olimpos Sahil Milli Parkı sınırları içinde yer alır.