Chimaera denizden 250 metre yükseklikte bulunan olympos antik kentinin kuzeydoğusunda bulunmaktadır. Kalkerli kayaların ve serpanten arazinin birleştiği kısımlarda tektonik yer sarsıntılarının sonucunda meydana gelen yer çatlaklarından sızan ve %46 hidrojen, % 34 metan bileşiminden ortaya çıkan yanıcı gaz sebebi ile bölge yanartaş/çıralı adı ile anılmaktadır.

Yörede en ilgi çekici antik kalıntılar arasında, o dönemin papazlarının kaldığı evler ve kiliselerin bulunduğu bizans ortodoks bazilika kompleksi ayrıca güneyde bulunan büyük tek parça taşlardan yapılmış şenlik ve kabul alanının olması burasının ateş tanrısının tapınağının olduğu izlenimini taşımaktadır.
Chimaera’nın 15 km doğusunda ve yaklaşık olarak 800 metre yükseklikte Göktaş kulesi bulunmaktadır. Rivayete göre Luwi beyinin oğlu Bellerophon kanatlı uçan at olan Pegasus’a sahip olmak istemesi sonucu tanrıça Athena tarafından altın bir dizgin hediye edilir.

Athena eğer bu dizgini Pegasus’a takarsa ona sahip olabileceğini söyler. Bunun üzerine Belerophon Pegasus’u bularak altın dizgini başına takar ve böylece sahip olduğu Pegasus ile uçmaya başlar ve göklerin hâkimi olur.
Ancak bir süre sonra bir yanlışlık sonucu çok sevdiği bir arkadaşnı öldürür. Bu olaya çok üzülen Bellerophon, tüm dünyayı dolaşıp herkese yardım etmeye ve iyilikte bulunmaya başlar. Finike dolaylarına gelen Bellerophon, köylüler tarafından, burada Chimaera isimli aslan başlı keçi vücutlu, yılan kuyruklu ve ağzından alevler püskürterek civardaki köyleri ateşe veren ve köylülere eziyet eden canavarı öldürmesini isterler.

Bunun üzerine harekete geçe Bellerophon, uçan atı Pegasus ile canavarı öldürür ancak ağzından çıkan ateşi söndüremez. Canavarın ölmesinden sonra köylüler bugünkü olimpiyatların başlangıcı sayılan şenlik ve festivaller düzenleyerek chimaera’nın öldürülmesini kutlarlar.